
Saygıdeğer bakanım, sayın milletvekillerim, değerli valim, değerli başkanlar, saygıdeğer konuklar, hanımefendiler, beyefendiler hepiniz hoşgeldiniz. Varlığınız ile bize güç verdiniz.
Beş yıl önce cumhuriyetimizin 100’ncü yılına doğru çıktığımız bu aydınlık yolculuğun 2006 durağında sizlerle burada bulunmaktan büyük bir onur ve mutluluk duyuyoruz. Forum İstanbul 2023 toplantıları devlet adamları, akademisyenler, siyasetçiler, uluslararası kurumlar, medya, sivil toplum örgütleri ve sendikaları bir araya getirerek, ülkenin her kademesine yayılacak bir sinerji sağlıyor ve bu anlamda dünyanın ve ülkemizin entelektüel derinliğinin artmasına hepimizin ihtiyacı olan yaratıcı çözümlerin ortaya çıkmasına büyük bir katkı sağlıyor. Her yıl ele aldığı konuda bir vizyon oluşturmayı başarıyor. Her yıl farklı ve dikkat çekici bir temayla geleceğimize uzanan yolda bizleri düşünmeye, paylaşmaya ve etkin sonuçlara ulaşmaya davet ediyor. Gerçek bir gelişim ve dönüşüm için mevcut sorunlara etkin çözümlerin ancak küresel projeksiyonlarla mümkün olduğunun çok önceden farkına varmış bir kurum olarak zihni heyecanımızı Forum İstanbul aracılığıyla sizlerle paylaşmaktan da büyük bir memnuniyet duyuyoruz.
Saygıdeğer konuklar,
Forum İstanbul bu yıl yine son derece önemli bir temaya odaklanıyor. Yarını kurmak için yeni bir birlikte yaşama formülü. Bunun arayışı için yaklaştığımız co-habitance çağrısı ile karşınıza çıkıyor. Dünya tarihine ve bugün gelmiş olduğu noktaya baktığımızda, bu yılki seslenişimizin ne kadar önemli bir sesleniş olduğunu dahası bu seslenişin bu topraklardan yükselmesinin ne kadar anlamlı olduğu net bir şekilde anlaşılıyor. Bizim yaşadığımız coğrafya son 200 yıldır gerilimin, çatışmaların odağı olmaktan bir türlü kurtulamadı. Bildiğiniz üzere, bunun başta enerji olmak üzere, bir çok nedeni var. Ancak, son dönemde yaşananlar dünyanın tamamını etkileyen küresel problemlere dönüşmüş durumda. Bölge insanının çektiği derin acılar ve artan gerginliğin dünyaya vaat ettiği şey acıların daha geniş coğrafyaya yayılması ihtimalinden başka bir şey değil maalesef. Kimsenin yanlış yaşamadığı, herkesin herkesin komşusu olduğu bu dünyada coğrafi komşuluktan vicdani komşuluğa, sınırlara dayalı barıştan kültürel ve medeniyetlere dayalı barışa ve işbirliğine geçişe çok ama çok ihtiyacımız var. Bunun için milletler ve kültürler arası empati şarttır. Empati kendini ötekinin yerine koymanın ve ötekini anlamanın en iyi yoludur. Empatiyi tüm dünyadaki eğitim paradigmasının temeline yerleştirmemiz gerekiyor. Kendimizi gerçek anlamda anlayabilmenin yolu zaman zaman kendimize ötekinin gözünden bakabilmekten geçiyor. Bu nedenle empati yalnızca ötekini değil, kendimizi anlamanın ve çoğaltmanın da temel yoludur. Rekabetçiliğin ekonomik düzeyde insan gelişiminin temellerinden birisi olduğuna inandığımız doğrudur. Ancak, rekabet süreçlerinin kişisel ve toplumsal yan etkileri mutlaka ülke ve dünya ölçeğinde yapılacak sosyal projelerle dengelenmelidir. Küresel rekabet nedeniyle rekabet gücünü yitirmiş endüstrilerde çalışan insanların iş kaybetme korkusu, uygar ve gelişmiş ülkelerde ırkçılığa ve yabancı düşmanlığını beslemeye doğru giderken, umudunu kaybetmiş yığınların birlikte yaşama olanaklarını tehdit etmektedir. Dünyanın önümüzdeki dönemde küreselleşme sürecinin yarattığı bazı yan etkileri sağduyulu bir biçimde derinlemesine tartışmaya ihtiyacı vardır. Burada tartışmanın erken kamplaşmalara, çözümsüz kutuplaşmalara doğru yol alması endişe verici ataletlere yol açmakla kalmıyor, acil çözüm getiren bir çok meseleyi de sonu belirsiz bir zaman dilimine aktarıyor. Bu kör döngüden derhal kurtulmak gerekli. Bu bağlamda Forum İstanbul’un bu konuda faydalı olmasını ve çözümler manzumesinde bir payı olmasını diliyoruz.
Bu sabahtan itibaren bu konularla ilgili son derece bilgili ve yetkin uzmanlar, siyasetçiler, bilim adamları ve yöneticiler co-habitance kavramı üzerinden ekonomik ve sosyal sürdürülebilirlik başta olmak üzere, uygarlıklar arası, dinler arası diyalog ekonomik, sosyal ve kültürel işbirliği üzerine konuşacaklar, bilgilerini sunacaklar. Fikirlerini beyan edecekler. Dünyanın barış içinde yaşaması için insan ırkının utanç duymadan birlikte yaşayabileceği bir uygarlık zemini için doğayla uyumlu, bütünleşik bir sürdürülebilirlik için medeniyetler ve kültürler arası daimi diyalog ve kardeşlik için. Bu forumda konuşacak olan tüm konuşmacıları şimdiden kutluyoruz. Forum’un tüm dünyaya iyiliklere vesile olmasını diliyoruz ve sözlerimi bitirirken de üstadımız, icra kurulu başkanımız Sayın Yavuz Canevi’ye başta teşekkür etmek istiyorum. 2023 hedefinin dışında dün de kendisiyle paylaştığımız 2010 hedefini de bir satırda sizlerle paylaşmak istiyorum. Dün Yavuz ağabey ile birlikte dedik ki, 2023’ün dışında bir de 2010 hedefimiz var, İstanbul olarak. İstanbul kültür başkenti. Önümüzdeki dönemde 2010’a kadar 2023’e paralel kendi içerisinde büyüterek Forum İstanbul 2023’ü, 2010 projesinin en önemli destekçisi haline getireceğiz ve 2010 projesine de emek sarf eden başta Nuri Çolakoğlu, Egemen Bağış, sayın valimiz Muammer Güler, Sayın Belediye Başkanımız Kadir Topbaş’a da sizlerin huzurunuzda teşekkür ediyorum. İstanbul’un sadece kendini değil, dünyayı değiştirecek fikirlerin üretildiği bir merkez olması dileğiyle başarılı bir konferans diliyorum. Tüm emeği geçenlere tek tek şükranlarımı sunuyorum. Saygılar, sevgiler.