Ahmet Necdet SEZER Cumhurbaşkanı Değerli konuklar Forum İstanbul'un düzenlediği "Yarının Kurulması: Hedef 2023" konulu konferansa bir mesajla katkıda bulunmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye'den ve dünyadan kimi bilim insanlarının bürokratların, iş ve kültür dünyası liderlerinin biraraya gelecekleri bu toplantıda ortaya konulacak düşüncelerin Türkiye'nin bugünü ve geleceğine ilişkin önemli yaklaşımlar oluşturacağına inanıyorum. Türkiye'nin yönünü çağdaş uygarlığa erişme anlamında kesin biçimde batıya çeviren Cumhuriyet'in kuruluşunun 100'ncü yılında ülkemizin güçlü ve üreten bir ekonomiye kavuşması, demokratikleşmesini tamamlaması, hukuk devleti ilkesinin egemen kılınması, siyasetin toplumun isteklerine yanıt verecek saydam bir yapıya kavuşması, dünyanın gelişmiş ülkeleri arasına girmesi ulusumuzun en büyük ereğidir. Türkiye, dinamik ve genç nüfusu, kaynak ve olanaklarıyla bu büyük amaca erişecek güçtedir. Değerli konuklar, İnsanlık köklü değişimlerin ve gelişmelerin yaşandığı geçen yüzyılın deneyim ve birikimleriyle yeni bir bin yıla girdi. Bu dönemde herşeyin insan ve onun mutluluğu için olduğu anlayışı güç kazanarak, bireylerin temel hak ve özgürlükleri konusunda önemli gelişmeler gerçekleştirilmiştir. İnsan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve saydam yönetim gibi kavramlar tüm insanlığı ilgilendiren, bireyleri her türlü baskıya karşı koruyarak özgürlük alanını genişleten içerikleriyle evrensel bir boyut kazanmıştır. Bugün uygarlığın temel ögelerinden olan bu kavramların uygulanmasındaki başarıları ülkelerin çağdaşlık yarışında bulundukları yeri göstermektedir. Türkiye'nin çağdaş uygarlık ereğine ulaşması da bu kavramları evrensel ölçütle benimseyip, yaşama geçirmesine bağlıdır. Demokrasinin korunması, yaşatılması ve geliştirilmesi çağdaş kural ve kurumların gerçekleştirilmesi yanında demokrasi kültürünün özümsenmesi ve toplumun tüm katmanlarına yayılması ile olanaklıdır. Bireyler arasında fırsat eşitliğinin sağlanamadığı ve sosyal adalet ilkesinin yaşama geçirilemediği toplumlarda insan haklarına dayalı demokrasi kültürü oluşturulamaz ve yaşam biçimi olarak benimsenemez. İnsan haklarına saygı ve bu hakların yasalarla güvence altına alınması çağdaş demokrasinin olmazsa olmaz koşuludur. İnsanı özgür ve mutlu kılmak, kendisi ve toplumla barışık yaşamasını sağlamak insan haklarının tüm yönleriyle yaşama geçirilmesiyle olanaklıdır. Yaşamın her alanında çağdaş toplum anlayışına işlerlik kazandırmayı amaçlayan ülkemizde uygar ve demokratik bir devlet olmanın gereklerini yerine getirecek köklü, kapsamlı ve hızlı yapısal değişiklikler ve düzenlemeler kararlılıkla sürdürülmelidir. Bu bağlamda bireyin yaratıcılığını ve üretkenliğini artıracak temel özgürlükleri daha da genişleterek güvence altına almalıyız. Değerli konuklar, İyi bir gelecek güçlü bir ekonomiyle kurulabilir. Bu nedenle üretime öncelik veren ve sosyal adalet ilkelerini gözeten ekonomik yapının işletilmesine yönelik köklü adımların atılmasını kararlı bir biçimde sürdürmemiz gerekmektedir. Toplumun tüm kesimlerini derinden etkileyen ekonomik sorunların hızla çözümlenmesi, reform çabalarının sürdürülmesi, devletin etkin ve saydam bir yapıya kavuşturulması önümüzdeki dönemde temel önceliğimiz olmalıdır. Kendi dinamikleriyle işleyen, siyasi hesaplardan ve yönlendirmelerden etkilenmeyen, üretime ve büyümeye hız kazandıran, toplumun gönenç düzeyini yükselten bir ekonomik yapıya ulaşılması ülkemizi dünya ülkeleriyle rekabette güçlü kılacak, ulusumuzun yaşam düzeyini yükseltecektir. Gelişmiş ülkelerin güçlü ekonomik altyapılarına kavuşmak ve küresel rekabette varolmak eğitim-öğretim sisteminin yeni çağın gereklerine göre biçimlendirilmesi yanında bilimsel araştırmaya gereken önemin verilmesi yeterli kaynağın ayrılmasıyla olanaklıdır. Yoksulluk, eğitimsizlik, yolsuzluk gibi temel sorunlarını çözmüş bireylerin hak ve özgürlüklerini en geniş biçimde güvence altına almış çağdaş uluslar topluluğunun saygın üyesi olmanın başlıca koşulu devlet ile yurttaş arasındaki işbirliğinin ve karşılıklı güvenin sağlam temeller üzerinde gelişmesidir. AB'ne tam üyelik ereğimiz tüm bu alanlardaki gelişmelere yön vermekte ve içerik kazandırmaktadır. Türkiye bir yıl önce ulusal programla öngördüğü adımları düzenli biçimde atmaktadır. Ülkemiz AB'nin aday ülkeler için belirlediği Kopenhag ölçütlerini yaşama geçirme konusunda kararlıdır. Bu konuda tüm siyasal partilerimiz arasında bir görüş birliği vardır. Kopenhag ölçütleri esasen ülkemizin Cumhuriyetin kurulmasından buyana sürdürdüğü çağdaşlaşma tasarısının doğal bir aşamasını oluşturmaktadır. Türkiye bu ölçütleri yanlızca AB üyeliğinin gereği olduğu için değil, aynı zamanda yurttaşlarımızın özgürlük, gönenç ve gelişme yönündeki istek ve beklentilerine yanıt vermek amacıyla yerine getirmelidir. Bir başka anlatımla, AB'ne tam üyelik için gerçekleştireceğimiz değişim Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında görmek istediğimiz Türkiye'nin oluşturulması yönünde atmak durumunda olduğumuz adımlarla çakışacaktır. Gelecekle ilgili uzun erimli planlarımızı yapmak ve bunları yaşama geçirmek zorundayız. Türkiye'nin geleceğine ışık tutmayı amaçlayan bu tür platformların oluşturulmasına katkıda bulunan herkesi kutluyor, Forum İstanbul'un bu yöndeki katkılarının örnek oluşturacağını düşünüyorum. Türkiye'nin dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasına girmesini ve Cumhuriyetin yüzüncü yılının bu coşku ve heyecanla kutlanmasını umarak, konferansın başarılı geçeceği inancıyla, hepinize esenlikler dilerim.
|