Ali İhsan KARACAN Forum İstanbul Koordinatörü KAPANIŞ OTURUMU KONUŞMASI İlk sözü ben alıyorum. Toplanıtımızın ilk oturumunun konusu bildiğiniz gibi hukuk reformu ve politik dönüşüm üzerine idi. Hukuk sisteminin ve hukuksal altyapının politik ve ekonomik gelişme açısından son derece önemli bir unsur olduğunu biliyoruz. Çünkü yasal gelişmenin ekonomik gelişmeyi canlandırması, ekonomik gelişmeyi teşvik etmesi, politik dönüşümü sağlaması gerekli. Dış dünyayla , küreselleşmeyle uyum sağlayacak ve dünyadaki gelişmeleri izleyecek bir hukuksal yapının kurulması son derece önemli. Bu açıdan baktığımız zaman Türkiye'deki hukuk sistemi açısından ülkemizin önümüzdeki dönemde gideceği yer , yapması gereken ev ödevi ile ilgili olarak birkaç konunun altını çizmek istiyorum. Birincisi, ilk oturumun yöneticisi Sayın Batum'un belirttiği gibi, Türkiye'de yasa değişikliklerinin hazırlanmasında önemli bir özensizlik var. Genelde yasa değişiklikleri çok çabuk ve o günün ihtiyaçlarıyla aceleyle yapılıyor. Gerekli özen gösterilmiyor. Halbuki yasal sürecin daha uzun dönemleri kapsayacak, gelişmeleri kucaklayacak ve ileride ortaya çıkması olası gelişmeleri öngörecek biçimde hazırlanmaları gerekiyor. Bu açıdan anayasa değişiklikleri başta olmak üzere hukuk yaratmada ve kanun yapma konusunda önemli bir özensizlik var. Bu Meclis belki çok çalışkan , ama bu Meclis belki tarihe en fazla yasa yapan ama aynı zamanda kendi yaptığı yasaları da en sık ve en çok değiştiren Meclis olarak geçecek. Bu yasa yapma özensizliğinin artması, üzerinde soru işareti gerektiren bir konu. Bir başka konu, küreselleşme, hukuk sistemlerini de yakından etkiliyor. Küreselleşme içinde hukuk sistemleri giderek birbirine daha fazla yaklaşıyorlar. Fakat bu küreseselleşme içinde hukuk sistemlerinin temel ölçütler, temel standartlar açısından birbirine yaklaşması birebir biçimde yeknesaklaşması aynı düzenlemeler olması anlamına gelmiyor. Asgari, temel standartlar, temel değerler giderek ülkelerde benzeşiyor. Küreselleşmenin getirdiği bir başka olgu daha var. Hukuk sistemlerinin tarihine baktığımız zaman, parlamentoların hukuk sistemlerini düzenleme biçimi kanunlardır. Bunlar da demokratikleşmiş toplumların parlamentolarının ürünüdür. Yani yeni dönemin geçen yüzylın ve bu yüzyılın hukuk ilişkilerini düzenleyen temel , ana normu kanundur. Bu da demokratik rejimde ve parlamenter sistem içinde parlamentoların yaptığı düzenlemelerdir. Fakat küreselleşmeyle birlikte bir başka hukuk normu giderek daha çok önem kazanıyor. Bu da standartlardır . Ekonomik yaşamda olsun, toplumsal yaşamın diğer kesimlerinde olsun standartlar günlük yaşamımızı kanunlardan daha fazla yoğunlukta düzenleyen birer hukuk düzenlemesi normu haline gelecek. Bankacılıkta BIS rasyolarından AB'nin düzenlemelerine, bir sürü değişik alanda belirlenen standartlar günlük yaşamımızı daha fazla düzenler hale geliyor. Geleceğin en önemli konularından birisi, sistemde giderek artan yükselen değer ise sistemin şeffaflığı ve hesap verilebilirlik üzerine . Kamu kurumları başta olmak üzere toplumun bütün kesimlerinde hesap verebilirlik yükselen bir değer haline gelmiştir. Bu yükselen değerin bir unsuru hesap vermenin önemli ayaklarından birisi şeffaflıktır. Şeffaflık, kamu kurumlarında olsun, meslek örgütlerinde olsun, şirketler kesiminde olsun önümüzdeki dönemde daha fazla üzerinde durulması gerekecek ve günlük yaşamımızda daha fazla yer alacak bir konu. Hukuk sistemi açısından bir diğer konu, adalet ilkesinin gözetilmesi, hukuk sisteminde öngörülebilirlik ve tutarlılığın sağlanmasıdır. Hukuk sisteminin, vatandaşlarla devletin ilişkilerinde temelde öngörülebilirlik esası üzerine oturması gerekiyor. Yine hukuk sistemi açısından önemli bir konu yargının bağımsızlığıdır. Yargının bağımsızlığı , etkin ve adil işleyen bir hukuk sisteminin olmazsa olmaz olan önemli bir koşuludur. Yargının temsilcileri, özellikle de idari yargı açısından bu son derece önemli . Yargıçlar devletin ajanları veyahut devletin görevlileri değillerdir. Adaleti dağıtan kişilerdir, devletle vatandaş arasındaki ilişkilerde de devletin görevlisi gibi hareket etmek yerine, hukuk dağıtan kişiler olarak hareket etmeleri gerekiyor. Bir başka önemli yükselen değer, insan hakları temeline dayanıyor. Bütün hukuk sistemindeki bu ilişkiler şu açıdan önemli: küreselleşen dünyada hem yabancı yatırımları çekmede hem de ülkelerarası siyasi ilişkilerde liberal demokrasi kurallarına, piyasa- yönelimli hukuk sistemine , şeffaflığa ve hesap verilebilirliğe dayanan bir huku sistemine ve uygulamaya sahip olmak bundan sonra ilişkilerin mihenk taşı. Bu nedenle hukuksal yapının bu çerçevede oluşturulması son derece önemli. Bütün bunların yanısıra bir başka önemli konu, giderek sivil toplum örgütlerinin toplumsal yaşamımızda daha fazla yer alacağıdır. Konuşmacılar bu konunun önemini ayrıntılı bir biçimde anlattılar . Ancak ben burada bir ekleme yapmak istiyorum. Kanunla kurulmuş ve kanunla görevleri tayin edilmiş bazı kurumları sivil toplum örgütleri olarak görmek istemiyorum , göremiyorum . Örneğin TÜSİAD bir sivil toplum kurulrşudur , ama Odalar Birliği bir meslek örgütüdür ama sivil toplum kuruluşu değildir. Çünkü sivil toplum kuruluşlarının spontane bir girişimin sonucu ortaya çıkması ve bir emir-komuta zinciri içinde birtakım kamusal ilişkilerden arınmış olması gerekir diye düşünüyorum. Önümüzdeki dönemde sadece ülkemizde değil, demokrasinin yerleşmesinde, hukuk sisteminin oturmasında, adil bir sistemin kurulmasında, hesap verilebilirliğin iyileşmesinde sivil toplum örgütlerinin önemli ölçüde yeri olacaktır. Teşekkür ediyorum. |