  Forum İstanbul Koordinatörlerinin Sunumu... | | | | 27 Mart | Forum İstanbul Kapanış Oturumu | | | | Gazi ERÇEL
|  | Gazi ERÇEL Forum İstanbul Koordinatörü | |
KAPANIŞ OTURUMU KONUŞMASI Hepinize iyi akşamlar. Bu sabah ekonomide yeni hedefler başlığında bir paneli hep beraber izledik. Bu panelin ne kadar canlı, ne kadar keyifli, ne kadar yeni fikirlerin havada uçuştuğu ve aynı zamanda temposunun da yüksek olduğunu gözledik. Panel'in ekonomide yeni hedefler başlığı altında olmasına rağmen, 2023 yılında Türkiye'yi merkez alan, Türkiye'nin 2023 yılında ne gibi sorunlarla veya ne gibi durumlarla karşılaşacağı noktasından hareketle nelerin yapılabileceğine doğru yönelen bir yapı izledik. Toplantıda ortaya konan tartışmaları, görüşmeleri ve fikirleri 3 noktada topladım. Bu konuda paneli yöneten Sayın Karaosmanoğlu da bana yardım etti. Paneli bir anlamda özetledi. Bu üç nokta şöyle: Birincisi, Türkiye'nin 2003 yılında erişmesi gereken veya erişeceği beklenen üst noktalar konusunda kimsenin şüphesi yok. Oluşan fikirler kısa vadede bazı sorunların olduğunu işaret ediyor. Bu sorunların ise büyük sorunlar olmadığı, ve bunların aşılabileceği konusunda panele katılanlar hemen hemen hemfikirler. Özellikle Dani Rodrik kısa vadeli sorunların olduğunu açıkça söylerken, Sayın Kumcu çukur ve belirsizlikler olabilir bu gidişatımızda diye durumu niteliyor. Sayın Celasun ise, bunalım bir ölçüde kontrol altına alınmış görünüyor fakat yapabileceklerimiz oldukça fazla diye ekliyor. Dolayısıyla, Türkiye'nin sorunları büyük değil. Biz kısa vadeyi aşıpta orta vadeye erişebilisek sorunlarımızı büyük ölçüde halledebileceğiz. Bunun için nelerin yapılması gerektiği noktası da özetimin ikinci ana başlığını oluşturuyor. Ne yapılacağı konusunda panelistlerin genel olarak vardıkları sonuç ilginç. Bir kere Türkiye 2023 yılında küreselleşmenin erişeceği boyutu da gözönüne alarak nelerin yapılması konusunda kararını vermesi lazım. Özellikle Sayın Rodrik'in küreselleşme konusunda ortaya koyduğu fikirler ilginçti. Bunları özetlemek gerekirse, küreselleşmeden dönüş yoktur veya küreselleşme artık bitmiştir şeklinde uç görüşler geçerli değil, ortasında birşeyler olması lazım. Bugüne kadar edinilen tecrübelerden iyilerinin ileriye doğru yönelip küreselleşme çerçevesinde yerini alması, kötülerin ise ayıklanması lazım. Bu çerçevede çizilirken ve de 2023 yılına doğru giderken dünya uygar bir küreselleşme yanında vahşi bir küreselleşme ile de karşılaşacak dedi Sayın Rodrik. Türkiye'nin bu çerçeve içinde uygar küreselleşme içinde mi, yoksa vahşi küreselleşme içinde mi yer alacağı konusunda karar vermesi lazım. Hepimizin kararı aslında belli. Hepimiz istiyoruz ki, uygar bir küreselleşme içinde olmamız şart. Bu çerçevede karar verilmesi gereken bir nokta da, özellikle Celasun ve Rodrik burada üzerinde önemle durdular, karar mekanizmalarının mutlaka uzlaşmayla yerine getirilmesi. Sayın Rodrik bu uzlaşmanın hükümet-işçi-işveren temsilcileri arasında ortak kararların alınması ile gerçekleşebileceğini belirtti. Sayın Celasun ise orta dönemli uzlaşmaya varamadığımız, bu olayın çözülmesi gerektiği konusu üzerinde durdu. Benjamin Friedman ise, ne yapılması gerektiğine karar verirken bir gerçeği ortaya koyarak ne yapılmaması gerektiğini bize anlattı. Dediki, ekonomik büyüme ile istikrar arasında geçişken bir ilişki vardır. Birisi olursa öbürü olmaz diye bir kural yoktur. İkisi beraber yürür. Dolayısıyla, ekonomik büyümeyi canlandırıp, Türkiye'yi 2003 yılına kadar ortalama % 6 oranında ekonomik büyümeyi gerçekleştirmek için mali istikrarı, parasal istikrarı ve finansal istikrarı ve tabiiki politik istikrarı da beraber götürmesi gerekiyor. Büyüme ve istikrarı birbirinden ayırmaya imkan yok. İstikrar olmasa da ben büyürüm diye çabalamak ancak geçmişte gözlediğimiz gibi birtakım büyüme çabalarından geriye doğru gitme sonucunu doğuruyor. Özetlemek istediğim üçüncü nokta ise çözüm önerileri. Çözümde altı çizilen iki genel değer yargısı var. Birincisi çözümlerin pragmatik olması, ikincisi ise, Türkiye'nin çözümlerini mutlak ve mutlak kendisinin üretmesi. Kendisi üretirken tabii danışacak, tabiiki görüşecek, tabii ki başkalarından fikir alacak. Ama çözümünü mutlaka kendimiz üretmemiz gerekiyor. Çözümle ilgili olarak 11 noktanın üzerinde durulması gerektiğini saptadım. Birinci ve en önemlisi Türkiye bu çözümleri üretirken kendine güvenecek. Güvensizlikle çözümün üretilmeyeceğini hepimiz biliyoruz. İkincisi, Türkiye siyasi reformları yapması şart. 2023 yılına doğru giderken biz dünyada ne yerde bulunacağımıza dair karar verirken siyasi reformlarımızı yapmamız lazım. AB'ye girme veya girişle ilgili oluşumları gerçekleştirme çözüme yönelik üçüncü nokta. Dördüncüsü büyüme. Panelistlerin hemen hemen tamamı sorunun büyümede düğümlendiğini belirttiler. Bir anlamda Nasrettin Hoca'nın eşşeğini yeni bulması gibi büyümeyi yeni keşfettik. Aslında büyüme herşeyin temeli. Dolayısıyla, pragmatik çözüm bulunacak noktalardan birisi de büyüme. Enflasyonu indirme beşinci nokta. Enflasyonu indirmeden hiçbirşeyin olmayacağını hepimiz gördük. Altıncı nokta, bütçe dengesinde düğümleniyor. Sürdürülebilir ve ileriye doğru yöneldiği zaman devamlı ve dengeli bir bütçeye sahip olmak şart. Yedincisi, Türkiye'nin pek önem vermediği verimlilik kavramı üzerinde çözüm üretmemiz lazım. Sekizinci nokta, eğitim. Eğitimin kalitesini arttırmamız gerekiyor. Eğitim, bu çözümlere yardımcı olacak en önemli unsurlardan bir tanesi. Orta ve uzun vadeli bir çözüm ama eğitimi ve eğitimin kalitesini arttırmamız lazım. Dokuzuncu nokta, kamuya çeki düzen verilmesi noktasında düğümleniyor. Çeki düzenin pragmatik olarak nasıl olacağını bulmamız lazım. Onuncu nokta, istihdam. Kaliteli bir istihdamı yaratmamız lazım. Son nokta, biz baskı gruplarını Türkiye'de ekonomi politikasının çizimi veya parlamentonun işleyişini de ihmal ediyoruz. Baskı gruplarının varlığını kabul ederek bunlar kimdir, nedir, nerden geliyor, nereye gidiyor şeklinde analiz yaparak bunun çözümlerini bulmamız lazım. Benim tesbit ettiğim 11 nokta bu. Bunların dışında güncele dönersek, ben 2023 yılında Sayın Başbakan'ın bugünkü konuşmasında belirttiği bağımsız kurulları kısıtlama değil, tam tersine biz 2023 yılında birçok kurullarla veya bağımsız kuruluşlarla beraber gireceğimiz inancındayım. Çünkü globalleşmenin, çünkü küreselleşmenin, çünkü bu çözümleri bulmanın ve çözümlerde politikayla ekonomiyi ayırmanın en önemli yollarından bir tanesi bu. Teşekkür ediyorum.
|