  
İstanbul, 5 Mayıs 2005 DÜNYA DEVLERİYLE YUVARLAK MASA – KARAR VERİCİLER VE YÖN BELİRLEYİCİLER EMRE BERKİN Microsoft Ortadoğu ve Afrika Başkanı Kesinlikle. Bugün zaten bilgisayar kullanımının yayılmasında en büyük engel olarak gördüğümüz kullanım kolaylığı geliyor. Bugün bilgisayar kullanımı seneden seneye katlayarak artarken, bugün 600-700 milyon civarında biraz yavaşlama yaşıyor. Bunun da en büyük nedeni kullanım kolaylığı. Bundan 18 yıl sonra 2023 yılında bilgisayarlar ne kolaylıkta kullanılacak diye sorarsanız bana, ben bilgisayarların artık klavyesiz, mousessiz, tamamen konuşarak, hatta bilgisayarınızın sizi tanıyarak, sizin ses tonunuzu, mimiklerinizi bilerek ona göre Mehmet Ali Birand: Onu şaşırtamayacak mıyım? Bir arkadaşımın sesini taklit ettiğim zaman onu da kabul etmeyecek. Çok zor. O açıdan da çok güvenli olacaklar. Ama 18 yıl sonra neler olabileceğini düşünmenin en sağlıklı yollarından biri belki 18 yıl önce neler vardı, neler yoktu diye bakmak. Bugün inanıyorum ki, bu salondaki hemen hemen herkes internet kullanıyor. Bu salonun dışındaki hemen hemen herkes internet kullanmasa bile, hemen hemen herkes internetin adını duymuş durumda. 18 sene öncesini düşünelim. Belki hiç birimiz bu salon da dahil olmak üzere, internetin adını bile duymamıştık ve belki de çok azımız interneti kullanıyorduk ve sahiden 18 yıl çok uzun bir süre. Çünkü 18 yılı biz biraz da artık internet zamanında düşünmek zorundayız. 1 insan yılı belki 10, belki 15, belki 20 internet yılı. Onun için internet zamanında yaşamak zorundayız ve 2023 Türkiye’sini düşünürken ben, cumhuriyetimizin 100’ncü yılını kutlarken bilgi toplumuna geçmekte olan bir Türkiye düşünmüyorum ben, 2023 yılında belki 10 senedir, belki daha fazladır Cumhuriyetin 90’ncı yılı kutlanırken bilgi toplumuna çoktan geçmiş, uluslararası rekabet alanında küresel rekabet alanında çok önde koşan sahiden bir bilgi toplumu olmuş, bilgiyi üreten, biriktiren, yayan, paylaşan, kullanan, uygulayan bir Türkiye görüyorum. Bunda da çok iddialıyım. Mehmet Ali Birand: Olmazsa ne olur Emre? Çöker miyiz? Biz matbaayı tamamen atlamış, endüstri devrimini büyük ölçüde atlamış, ıskalamış vatanın evlatlarıyız. Onlardan öğrendiğimizi inanıyorum. Bugünkü potansiyelimize inanıyorum. Bana çoğu konuşmalarda, sohbetler sırasında soruyorlar: Bize başka ülkelerden örnekler ver diyorlar. Veriyorum. Ama bizim kendi ülkemizde o kadar güzel örnekler var ki, sadece bilgi ve bilişim olarak değil. Bunu bilgi ve bilişime paralelleştirerek verebileceğiniz çok güzel örnekler var. Çünkü ben bilgiyi üretmek, biriktirebilmek, uygulayabilmek, yayabilmek derken orada biriktirebilmek aslında o bilgiden öğrenip, tecrübe kazanmak. Bizim başka sektörlerde çok güzel kazandığımız ve dünya piyasasına çıkıp uyguladığımız örnekler var. İleride vaktim olursa vermek istiyorum. Teşekkür ederim. Soru (Ethem Sancak): Forum İstanbul’un Başkan Yardımcısıyım ve işadamıyım. Sorum diğer konuklara. Önümüzdeki yıllarda muhassır medeniyeti yakalama çabamıza destek verip, önemli bir üs haline getirecekler mi kendi şirketleri açısından ülkemizi? Bu çabamıza katkı yapacaklar mı? Üretimlerini Türkiye’de odaklamak, dünyanın başka coğrafyalarına buradan hizmet vermek. Çünkü yetkinliğimizi gördüler. Bizim Microsoft olarak dünyadaki 5 bölge merkezimizden bir tanesi Türkiye’de. 3-4 seneden beri Türkiye’de ve 79 ülkeye orta doğu ve Afrika’da hizmet veriyoruz. Buna bir şey daha eklemek istiyorum. Bugün bize yabancı sermayeden ve yabancı sermayenin ülkemize gelmesinden konuşurken hep dolarlardan eurolardan bahsediyoruz. Halbuki sabahki birçok panelde konuştuk. Dedik ki, tarım toplumunda araziydi kol gücüydü. Endüstri toplumunda paraydı, makineydi dedik. Bugünün sermayesi biraz da insan. Biz hem kendi insanımızı yetiştirirken kendi sermayemizi yetiştirirken aynı zamanda yurt dışından knowhow transferi bilgi transferi yapabilmek için yabancı uzmanlar, elemanlar getirmemiz lazım. Bizim bölge merkezimiz buna çok güzel bir örnek. Soru (Özkan Yurdakul): ISEC Eskişehir. Microsoft ve Intel gibi iki büyük global firmanın yetkililerine soru sormak istiyorum. Bu büyük 18 yıllık teknolojik ve büyük değişimi yönetecek olan bugünün gençlerine dair bu tip global firmaların ve devletlerin ne gibi stratejileri ve politikaları olmak zorunda? Çünkü bu büyük bir değişim ve bizler ben kendim açıkçası 18 sene sonra sizlerin yerinde olmayı hayal eden biri olarak bu tip stratejilerinizi ve politikalarınızı merak ediyorum. Teşekkürler. |