Forum İstanbul: Türkiye’nin Davos’u Forum İstanbul; konsepti, konukları ve hazırlanış tarzındaki farklılıklarla bir konferanstan çok öte bir değer taşıdığını daha ilk yapıldığı sene hissettirmişti. Her geçen sene -kurucusu Şeref Özgencil’in de belirttiği gibi- beklentilerin daha da artmasına sebep oluyor. Peki ne yapıyor bu forum? Amacı nedir? Asında her şey gayet planlı. Bu da forumun hedefinden sapmadan amacına kararlı adımlarla yürüyebilmesini sağlıyor.
Hedefler: İstikrar içinde sürdürülebilir insan boyutlu büyüme, hukuksal ve idari yapının şeffaflaştırılması, fırsat eşitliliğini yaşamın unsuru haline getirmek.
Çıpalar: Avrupa Birliği’ne adaylık ve Gümrük Birliği, uygulanan ekonomik program ve 2023 için oluşturulacak hedefleme.
Araçlar: Genç nüfus, müteşebbis kuşak ve teknoloji atağı. Bu çerçevede yapılan tartışmalara Türkiye’den ve dünyanın değişik ülkelerinden çok yetkin isimler katılıyor. Örneğin bu seneki katılımcılardan bazıları İMF Birinci Başkan yardımcısı Anne Kruger, OECD Kalkınma Merkezi Eski Başkanı Louis Emmerij, dünyanın en ünlü felsefecilerinden Prof. John Anton, Portekiz Maliye Eski Bakanı Jorge Brada-De-Macedo, Uluslararası Felsefe Kuruluşları federasyonu Başkanı Prof. Ionna Kuçuradi, Pasifik Uluslararası Politika Konseyi Başkan Yardımcısı Dr. Ian Lesser, ülkelere verdiği ekonomik reform danışmanlığıyla tanınan Prof. Jeffrey D. Sachs, Dünya Bankası Eski Başekonomistleri Guy Pfeffermann ve Ira Lieberman…
Bu yıl eğitim, AB ve dış ticaret başlıkları altında yürütülen ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin de tek stratejik partner olduğu bu A kalite "N’olacak bu ülkenin ve dünyanın hali" toplantılarının hikayesini, forumun kurucusu Şeref Özgencil’den dinledik.
>>TURKISHTiME: Forum İstanbul fikri nereden çıktı?
>>ŞEREF ÖZGENCİL: İktisat Fakültesi Mezunlar Cemiyeti Başkanlığı’nı yaptığım dönemde İktisat Haftaları’nı başlatmıştık ve Caldor, John Robinson gibi dünyaca ünlü iktisatçıları Türkiye’ye getirmiştik. Bu, Türkiye’de global anlamda yapılan ilk toplantılar zinciriydi ve hala da devam ediyor. Sonra kendi profesyonel işimde de yine uluslararası kongreler, seminerler yaptım. Benim eskiden beri iki sevdam var; insan ilişkileri ve bir de uluslararası ilişkiler. FİDYAK diye bir think-thank grubu kurduk. Yaklaşık on yıl FİDYAK toplantıları devam etti. Üç sene önce bu çalışmalara uluslararası nitelik kazandırmak için Yavuz Canevi ve birçok FİDYAK üyesiyle beraber Forum İstanbul adıyla uluslararası bir kongre oluşturmaya karar verdik. Buna bir misyon vermemiz gerekirdi. Bu vizyon da Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılına ithafen "Hedef 2023" oldu. "2023’te nasıl bir Türkiye olacak? Nasıl olmalı? Nasıl bir Türkiye istiyoruz?" sorularını sorarak yarının kurulması üzerine bir hedefler zinciri oluşturduk ve iki sene önce toplumun değişik kesimlerinin katıldığı ilk toplantıyı gerçekleştirdik. Uluslararası platformda önemli isimleri Türkiye’ye getirerek bu konuda bir tartışma ortamı yaratmayı hedefledik.
>>Hedef bir think-thank oluşturmak o zaman…
>>FİDYAK ile yaklaşık 20 senedir devam eden bir çalışma vardı. Bunun sonucunda 2023’e doğru daha somut hedefler koyarak ilerleme kararı aldık. Türkiye’de her yıl ya seçim ya da kriz olurdu. Dolayısıyla daha önce yaptığımız toplantılarda Türkiye’nin bu konjonktürü icabı, hep kısa vadeli tartışmalar yürütüyorduk. Günlük politikalar üzerine tartışmalar yapıyorduk. İlk defa böyle uzun vadeli konuları Forum İstanbul ile gündemimize aldık. Ve tabii gençler. Türkiye nüfusunun büyük kısmı genç ve bu gençlik iş bulmakta zorluk çekiyor. Öte yandan bu gençler nasıl bir vizyon ve kalkınma modeli ile ilerleyeceklerini belirleyebilecek durumda değiller. Bunu biz
yapacağız diye bir iddiamız yok. Ama bunu gündeme getirip tartıştırıyoruz. Örneğin ilk iki yıl yabancı ülkelerde başarılı olmuş genç Türkleri getirerek onların hikayelerini aktarmalarını sağladık. Böylelikle buradaki gençliğe yol alternatifleri sunmaya çalıştık. Bu yıl Türkiye’nin üniversitesi olan bütün illerinden, 150 genci yol paralarını karşılayarak davet ettim. Çünkü gelecek artık bizim değil. Biz yaşlandık gidiyoruz; gelecek gençlerin.
>>Çok önemli isimlerden oluşan Forum İstanbul ekibi nasıl bir araya geldi? Bu isimleri bir araya getiren amaç ne oldu?
>>Her şeyden önce bu hadiseden siyasi rant elde etmek isteyen insanlar yok aramızda. Siyaset üstü olmaya çalışıyoruz her zaman. İkincisi, bizim hedefimiz buradan para kazanmak değil. Burası bir vakıf veya bir dernek de değil, ama bir enstitü oluyor. Tabii masraflarımız oluyor ama sponsorlarımız tarafından karşılanıyor. Artan paralar da forumu daha da geliştirmek ve ayakları üzerinde oturtabilmek için yapılacak araştırmalara ayrılıyor. Aynı zamanda hiçbir yönetim veya danışma kurulu üyesinin maddi yükümlülüğü yok. Kendi çevrelerini ve entelektüel birikimlerini yatırdılar.
>>Nasıl bir yapı kurguluyorsunuz?
>>Artık kanunla anonim şirket bünyesinde, ama ondan tasarruflarında bağımsız enstitüler kurulabiliyor. Türkiye’de belki binlerce vakıf kurulmuştur ama kişiler öldükten sonra bu vakıflar faaliyetlerini sürdürememiştir. Yine genel bir sorun bir kişinin ölene kadar bu vakfın başkanı seçilmesi. Biz olabildiğince yönetimi gençlere aktarmaya çalışacağız. Bizim de ekibimiz yaşlı görünebilir ama hedefimiz gençlere yolu açabilmek.
>>Yavuz Canevi’nin Forum İstanbul’u daha fazla sahiplenmesi nasıl oldu?
>>Yavuz Bey deneyimleri ve uluslararası bağlantılarıyla bu işi en iyi yürütecek isimlerden biriydi. Tabii içindeki büyük heves olmasa bu kadar hızlı yol alınamazdı belki.
>>"Yarının kurulması: Hedef 2023" alt başlığı biraz toplum mühendisliği kokmuyor mu?
>>Türkiye’de gençlik gelişime açık ve onlardan ümitliyim, ama gençliğin çok ufak bir kısmı vizyon sahibi. Bu vizyon seçeneklerini önlerine açmak istiyoruz. Yarının kurulması zaten onların elinde bizim değil. Ama onların gençliklerini en verimli geçirebilmeleri için ihtiyaç duyulan ortam sorunlu maalesef.
Eğitim sorunumuzu çözebilmiş miyiz, bilişim teknolojileri üretebiliyor muyuz? Ayrıca bu gençler doğru sektörlere yönlendirilebilmiş mi, hangi sektörlerle kalkınıp hangi sektörlerle dünyaya rekabete açılacağımız belirlenmiş mi? Eskiden DPT’nin beş yıllık kalkınma planları az çok dikkate alınırdı. 1980 sonrası liberal piyasaya geçişle hiç kimse artık plan yapamaz oldu. 1990’lar ise zaten krizlerle geçti. Ancak bugün 2000’li yıllarda ülkenin hedeflere olan ihtiyacı hissedilebiliyor.
>>Devletin DPT’ye verdiği bu vizyon ve hedef belirleme işini kısmen siz yapıyorsunuz. Devlet kademelerinden olumlu-olumsuz bir tepki var mı?
>>Sanıyorum şimdi yavaş yavaş başladı o tepkinin gelmesi. Çünkü programımızın her bölümünde ya bir bakan ya da bir devletten görevli yer almaya başladı. Seyirciler arasında da olacaklar.
>>Türkiye’nin Davos’u diyebilir miyiz?
>>Ben demiyorum ama diyorlar onu zaten. Son iki toplantıya dünyanın hemen her yerinden 40’a yakın yabancı konuşmacı geldi. Bunun başarılı olması bize daha büyük sorumluluklar yüklüyor. 360 gün 24 saat düşünmen lazım. Basından arkadaşlardan; ne yaptınız, bu toplantının sonucunda ne çıktı, ne öneride bulundunuz gibi sorular geliyor. İnsanlar da bizi düşünmeye zorluyorlar. Mesela bu sene Can Fuat Gürlesel ve ekibi 2023 hedeflerini tartışacağımız bir rapor hazırladı. Siyasilerin o raporu alıp onun üzerinde bir tartışma başlatmalarını isterim.
>>Böyle bir duyarlılık var mı sizce?
>>Bence var. Geçen sene özellikle çok ciddi bir siyasi katılımcı vardı. Şimdiki siyasilerin bunları daha ciddiyetle düşündüğünü, iyi çalışmalar yaptıklarını görüyorum. ?
Şeref Özgencil kimdir?
1947 yılında Elazığ’da doğan Şeref Özgencil İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun olduktan sonra İş Bankası İktisadi Araştırmalar Bölümü’nde araştırmacı olarak göreve başladı. Askerlik dönüşünde Osman Arolat ve diğer arkadaşlarıyla İSTA Haber Ajansı’nın kuruluşunda bulunan ve araştırmacı gazeteciliğe başlayan Özgencil, bir süre sonra TÜSİAD’a araştırmacı olarak geçti ve 4 yıl burada araştırmalar yaptı. Daha sonra 1980 yılında kendi şirketini kurdu ve önce reklamcılık devamında da yayıncılık hayatına atladı. "Para" dergisiyle Türkiye’de ekonomi dergiciliğini başlatan Özgencil daha sonra "Ekonomi’de Diyalog," "Economic Dialog Turkey," "Finans Dünyası" ile yurt dışına yönelik olarak "New Europe" dergilerini çıkardı. Bu yoğun yayıncılık faaliyetleri arasında Özgencil’i asıl öne çıkaran çalışmaları bir süre başkanlığını yaptığı İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mezunlar Cemiyeti’nde ve Türkiye’nin önde gelen beyinleriyle oluşturdukları FİDYAK’ta gerçekleştirdiği ilkler.
Kaynak:TURKISHTIME |
|
|