Ankara'daki siyasi hareketlilik 'Türkiye'nin yol haritası'nı vurdu
Hükümetin katılmadığı toplantı sönük geçti. Açılışta konuşan Satıcı, sözde değil özde milliyetçi olduklarını söyledi. Türkiye'nin geleceğinin tartışıldığı Forum İstanbul, Ankara'daki siyasi hareketliliğin gölgesinde kaldı. Anayasa değişikliği paketinin TBMM'de görüşülmesi nedeniyle Forum'a Başbakan Erdoğan ve bakanlar katılmadı
Ankara'daki siyasi hareketlilik, 'Türkiye'nin gelecek yol haritası'nın tartışıldığı Forum İstanbul'u da vurdu. Anayasa değişikliğiyle ilgili oylama nedeniyle başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bakan ve bürokratlar Ankara'da kalınca üzerinde bir yıldır çalışılan iki günlük toplantı da sönük başladı. Açılış konuşmasını Başbakan Erdoğan'ın yapacağı toplantılarda Enerji Bakanı Hilmi Güler, Tarım Bakanı Mehdi Eker ve Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'in birer konuşması bulunuyordu. Siyasilerin yanı sıra Dünya Bankası Türkiye Başekonomisti Rodrigo Chavez de organizasyonda konuşmacı olmasına rağmen gelmedi. Forum İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Canevi, 12 aydır organizasyon için çalıştıklarını belirterek, "Ama Türkiye'de siyasi gelişmeler belli olmuyor. Ne yazık ki politikacılarla da onlarsız da olmuyor" dedi. Forum İstanbul'un 6'ncısı 'Yarının Kurulması-Hedef 2023' başlığı altında 'dünyadaki değişimler ışığında Türkiye'nin gelecek yol haritası' mesajıyla başladı.
Hâlâ deney yapılıyor Açılışta konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı, 'yüzyıllar önce dünyayı Piri Reis haritalarken bizlerin yol haritası yapmak konusunda bu kadar beceriksiz olmasını anlayamadığı'nı belirtti. Ülke kurulurken Atatürk'ün laik ve demokratik Türkiye'yi tarif ettiğini hatırlatan Satıcı, "Ama demokrasi üzerinde hâlâ deney yapıyoruz" diye konuştu. Satıcı, hamaset ve palavradan milliyetçiliklere prim vermeyeceklerini belirtip ''Paranoyaya dayalı komplo teorilerine pabuç bıraklayacağız. Din ve bayrak elden gidiyor velvelesine aldırmayacağız. Sözde değil, özde milliyetçi olacağız. Yol haritamız bundan ibaret'' ifadesini kullandı. Toplantının ev sahibi Yavuz Canevi ise açılış konuşmasında, dünyadaki petrol ve doğalgaz rezervlerinin dörtte üçüne sahip bölgelerin kavşağında yer alan Türkiye'nin önemini anlattı. Canevi, şöyle devam etti: "Konunun küresel boyutlarının yanı sıra, bölgemiz açısından Doğu-Batı enerji koridorunun bölgenin enerji kaynaklarına doğrudan erişiminin sağlanması açısından stratejik değeri vardır."
İstihdamsız büyüme Eski Hazine Müsteşarı Faik Öztrak ise, son beş yıldaki Türkiye ekonomisini Türkiye'ye benzeyen ülkelerle karşılaştırarak, "Bizde enflasyon yüzde 10'a düştü ama bize benzeyen ülkelerde bu yüzde 4-5 oranında. İç ve dış borç yükümüz de bu ülkelerden yüksek. Türkiye cari işlemler dengesi açığı olarak bize benzeyen ekonomiler arasında en yüksek açığı veren ekonomi. Olumsuz performans kaydettik, geçmişe göre daha iyiyiz aynı portföyde bulunan ülkelere göre daha kırılganız" değerlendirmesini yaptı. Türkiye'nin küresel dayatmaya karşı koyarak kendi stratejisini oluşturması gerektiğini kaydederek, "Türkiye'de ihracat, aramalı üreten ve yatırım malı üreten sektörlerde büyüyor. Bunlar sermaye yoğunluğu yüksek, yerli katma değer oranı düşük sektörler. Düşük işgücü kullanıyorlar ve bu bizim kaynak yapımıza uygun büyüme değil. Türkiye'ye potansiyelinin üzerine sermaye girdi. Bu yerli girdiler aleyhine. Sonuç olarak istihdam yaratmayan büyüme süreci oluştu" diye konuştu. Faik Öztrak şunları söyledi: Gelecek dönemde kökten piyasacı yaklaşımdan kurtulup akılcı müdahalelere yönelik stratejiler oluşturulmalı. Çalışmayan Türk insanını, büyüme olanağı olarak gören yaklaşıma ihtiyaç var" dedi.
TÜSİAD: Eğitimle büyüme TÜSİAD Ankara Daimi Temsilcisi Zafer Ali Yavan ise, beş yılda Türkiye'nin büyüme performansının kendine benzeyen ülke grubundan daha iyi olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: "Türkiye yüzde 7 ile ciddi artış sağladı. Dezenflasyon sürecine karşın büyüme oldu. Büyüme performansını, makro ekonomik performansla ilişkilendirmeyi doğru bulmuyorum. Makro uyum tasarrufu, risk priminde azalma, doğrudan yabancı sermayeyi çözdük ya da çözmek üzereyiz. Burada sorun toplam faktör verimliliğindeki paya geliyor. Temel sorun, eğitimle büyüme. Türkiye'de tüm alanlarda eğitimle büyüme ilişkisi ya yok ya da negatif."
Derviş'in mesai arkadaşından sürdürülebilir büyüme uyarısı Işık: İleride sıcak paraya küçük bir yük konulması gündeme gelebilir.
Eski Devlet Bakanı Kemal Derviş'in mesai arkadaşlarından ekonomist Yusuf Işık, Türkiye gibi bir ülke için yüksek büyümenin ve bunun sürdürülebilir olmasının bir zorunluluk olduğunu söyledi. Bunun olmaması halinde birkaç yılda çok şey kaybedildiğini vurgulayan Işık, "Bilgi ekonomisine de yatırım yapmayan yarıştan kopacak, makroekonomik istikrarı sağlayamayanlar da silinecek" uyarısı yaptı. Türkiye'nin büyüme potansiyelinin yüksek olduğuna dikkat çeken Işık, şu anda gerekli olmasa da ileride sıcak paraya girişte küçük bir yük koyulmasının gündeme gelebileceğini belirtti. Forum İstanbul çerçevesinde 'Dünya ekonomisindeki değişimler ışığında Türkiye'nin gelişme stratejisi raporu'nu açıklayan Yusuf Işık, 2025 yılında kişi başına yıllık yüzde 5 büyümeyle ülkenin AB'nin yüzde 62'sine ulaşacağını vurguladı. Türkiye'de yılda yüzde 2.5'luk istihdam artışının gerekliliğini de vurgulayan Işık, "20 yılda yatırımların GSYİH'nın yüzde 25'ini oluşturması gerekiyor" dedi.
'15 kadar firma kalacak' Konuşmasında doğrudan yabancı yatırımlara da vurgu yapan Işık, "2006'da dünyada doğrudan yabancı yatırımların miktarı 916 milyar dolara ulaştı. Bunların yüzde 17'si gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere yapılanlar. Bu durum küreselleşmenin derinleştiğini gösteriyor" diye konuştu. 3 milyar dolarlık birleşme ve satın alma gerçekleştiğini hatırlatan Işık, 15-20 yıllık süreçte 15 kadar firmanın kalacağını sözlerine ekledi.
Özel sektör büyümede ana faktör Oturumun diğer konuşmacısı London School of Economics'den öğretim üyesi Julius Sen, Türkiye'nin performansını diğer ülkelerle karşılaştırırken nüfus yoğunluğunun göz önüne alınarak, Türkiye'nin Hindistan ve Çin yerine, Vietnam, Endonezya, Meksika gibi ülkelerle karşılaştırılması gerektiğini söyledi. Sen şunları söyledi: "Türkiye'deki iş dünyası, ekonomik büyümede ve rekabetçilik artışında ana faktör. Türkiye muazzam bir güç. Gelişmiş üretim güçleri var. Rekabetçilik açısından bakınca iş dünyasının enerjileriyle devletin politikaları uyum içinde birleşmeli. İnsan gücünün buna katkısı önemli."
'Petkim için rafineri de kurarız' Petkim'in özelleştirilme ihalesine girmek için çalışmalarını sürdüklerini söyleyen Zorlu enerji grubu başkanı Murat Sungur Bursa, "Petkim için rafineri almamız ya da kurmamız gerekirse de yaparız"dedi. Bursa, Petkim'le ilgili olarak "niyetimiz var, almak istiyoruz. Böyle bir ihalede iddialı olmak istiyoruz. Oluşacak rakam hesaplarımıza göre şekillenecek. Başka bir grup farklı nedenler ve beklentilerle çok özel bir rakamla girmediği sürece biz bunu kendi değerleri içinde ona da değer katacak şekilde almaya talibiz" diye konuştu. Forum İstanbul'da soruları yanıtlayan Bursa, Petkim için konsorsiyum düşünmediklerini de vurgulayarak, şunları söyledi: "Biz diyoruz ki kendi başımıza altından kalkabiliriz. Bunu gösterelim, bu konuda muhtemeldir ki çok büyük ihtimalle bir yabancı ortaklık gündeme gelecektir. Yabancı ortak da görsün ki biz bunu kendi başımıza yapmaya yeterli olduğumuzu düşünmüşüz ihaleyi almışız." Petkim'i alacak şirketin rafineri sahibi olması gerektiği yönündeki iddialara da yanıt veren Bursa, "Şartnamede böyle bir şey var mı? Aldıktan sonra gerekirse rafineri de kurarız, satın da alırız" dedi.
Kaynak: RADİKAL |